İçeriğe atla
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası

1923–1930 Dönemi Türk Dış Politikası (Lozan'dan Kalan Sorunlar)

~9 dk okuma9 Pekiştirme SorusuDers Notu s. 1411923 – 1930

Ders Hedefleri

Bu dersin sonunda yapabileceklerin

  1. Lozan'dan sonraya bırakılan Musul sorununun Milletler Cemiyeti süreci, Şeyh Sait İsyanı'nın yarattığı zaafiyet ve 1926 Ankara Antlaşması ile Misakımillî'den verilen tavizi kavramak.
  2. Yabancı Okullar sorununun iç mesele sayılarak tavizsiz çözülmesini ve Yunanistan ile yaşanan etapli (yerleşik) sorununun 1930 Ahali Anlaşması ile çözülüp dostluk döneminin başlamasını analiz etmek.

Bölüm 1 / 1

Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası

1923 - 1932 Arası

Bu dönemde Lozan'dan kalan sorunlar çözülmeye çalışılmıştır.

Atatürk dönemi dış politikasının temel ilkeleri

Cumhuriyet dönemi Türk dış politikası, Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi doğrultusunda tam bağımsızlık, millî egemenlik, uluslararası hukuka ve antlaşmalara bağlılık esasları üzerine kurulmuştur. Türkiye, Lozan'dan kalan sorunları barışçıl ve diplomatik yollarla çözmeyi temel ilke edinmiş; hiçbir sorunda savaşa başvurmamıştır.

Musul Meselesi (1923-26)

Musul vilayetinin etnografik haritası
Büyüt / İncele
Milletler Cemiyeti komisyonunun Musul bölgesi etnografik haritası (1924)Görsel: E. af Wirsén, Paul Teleki (cartography), A. Paulais, Commission instit · Kamu malı · Wikimedia Commons
  • Lozan'da gündeme gelmesine rağmen çözümü sonraya bırakılmıştır.
  • 1924'te bu sorunu çözmek için Haliç Konferansı toplanmıştır.
  • Bu konferansta Türkiye'yi Meclis Başkanı Ali Fethi Okyar temsil etmiştir.
  • 1924'te konu Milletler Cemiyetine götürülmüştür.
  • Doğuda Suriyelilerin İngilizler tarafından silahlandırılması, Süleymaniye kentinin vurulması ve doğuda Şeyh Sait İsyanı'nın çıkması Türkiye'nin Musul üzerindeki etkinliğini azaltmıştır.
  • 1926 Ankara Antlaşması ile bu sorun çözülmüştür.
  • Buna göre, Musul İngiliz mandaterliğindeki Irak'a bırakılacak ve Musul petrollerinin %10'u 25 sene süreyle Türkiye'ye verilecek gibi kararlar alınmıştır.

Musul sorununun aşamaları

  1. Kasım 1918İngiltere, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın hemen ardından Misak-ı Millî sınırları içindeki Musul'u işgal etti.
  2. 1923Lozan'da çözülemeyen Musul (Irak sınırı) meselesinin 9 ay içinde Türkiye ile İngiltere arasında ikili görüşmelerle çözülmesi, anlaşma olmazsa Milletler Cemiyetine götürülmesi kararlaştırıldı.
  3. 1924İstanbul'da toplanan Haliç Konferansı sonuçsuz kaldı; İngiltere Musul'un yanında Hakkâri'yi de istedi. Sorun Milletler Cemiyetine taşındı ve Cemiyet geçici sınır olarak Brüksel hattını belirledi.
  4. 1925 (Şubat-Nisan)Doğuda çıkan Şeyh Sait İsyanı Türkiye'nin elini zayıflattı; isyanın İngiltere'nin Musul politikasına yaradığı kabul edilir.
  5. 16 Aralık 1925Milletler Cemiyeti Musul'un İngiliz mandası altındaki Irak'a bırakılmasına karar verdi.
  6. 17 Aralık 1925Türkiye, uluslararası alanda yalnız kalmamak için SSCB ile Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması imzaladı.
  7. 5 Haziran 1926Türkiye, İngiltere ve Irak arasında Ankara Antlaşması imzalandı: Musul Irak'a bırakıldı, sınır Brüksel hattı esas alınarak küçük değişikliklerle çizildi, Hakkâri Türkiye'de kaldı ve Türkiye'ye Musul petrolünden 25 yıl süreyle %10 pay tanındı.
Dikkat

Musul neden Türkiye aleyhine sonuçlandı?

Musul, Lozan'dan kalan sorunlar içinde Türkiye aleyhine sonuçlanan ve Misak-ı Millî'den taviz verilen meseledir. Etkenler: İngiltere'nin bölgedeki askerî ve siyasi gücü ile petrol çıkarları, İngiltere'nin Milletler Cemiyetindeki etkisi ve Şeyh Sait İsyanı gibi iç güvenlik sorunları. Türkiye yeni bir savaşı göze almayarak gerçekçi davrandı ve sonucu kabul etti.

Soruda isyanın adı verilmeden "doğuda çıkan büyük bir ayaklanma" ifadesi geçebilir. Musul bağlamında bu ifadeyi görürsen 1925 Şeyh Sait İsyanı'nı tanı.

Türk-Sovyet ilişkileri

Türk-Sovyet ilişkilerinin temeli, Sovyet Rusya'nın TBMM'yi ve Misak-ı Millî'yi tanıdığı 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması'dır. Musul sorununda Milletler Cemiyeti Türkiye aleyhine karar verince 17 Aralık 1925'te SSCB ile Dostluk ve Tarafsızlık Antlaşması imzalandı; Türkiye böylece Batı karşısında yalnız olmadığını gösterdi.

Musul sonrası Türk-İngiliz ilişkileri

  • 1926'da Musul konusunda varılan çözümden sonra Türk-İngiliz ilişkileri düzelmeye başladı.
  • 1929'da İngiliz Akdeniz Filosu'nun İstanbul'u ziyareti ilişkilerdeki yumuşamayı hızlandırdı.

Yabancı Okullar (1924)

1924'te çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrası özellikle Fransa ile sorun yaşanmıştır. Türkiye'nin kararlı tutumu sonucu yabancı okullar Türk Hükûmetinin isteklerini yapmak zorunda kalmıştır.

Yabancı okullar: Lozan hükmü ve Türkiye'nin tutumu

  • Lozan'da yabancı okulların Türk Hükûmetinin koyacağı kurallara uymaları şartıyla faaliyetlerine devam edebilecekleri kararlaştırılmıştı.
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile bütün okullar Maarif Vekâletine bağlanınca özellikle Fransa ile sorun çıktı.
  • Türkiye konuyu bir iç mesele saydı, okulları Türk eğitim mevzuatına bağladı ve hiçbir ödün vermedi.

Patrikhane (1925)

Bu sorunun tekrar gündeme gelmesinin nedeni; Yunanların patrik seçimine müdahale etmesidir. Bunun üzerine Türkiye, Yunanlar ile iş birliği içinde olan Patrik Konstantinos Arapoğlu'nu sınır dışı etmiştir. Türkiye Cumhuriyeti patrikliğe hiçbir zaman siyasi bir yetki vermemiştir.

Bozkurt - Lotus Olayı (1926)

Midilli yakınlarında Lotus adında Fransız gemisinin Bozkurt adındaki Türk gemisini batırması olayıdır. Konu Lahey Adalet Divanına götürülmüştür. Türkiye'yi Mahmut Esat (Bozkurt) Bey savunmuştur. Türkiye bu davayı kazanmıştır.

Nüfus Mübadelesi (1930)

Girit'ten Çeşme'ye göç eden mübadil bir aile
Büyüt / İncele
Girit'ten Çeşme'ye yerleşen mübadil bir aile (1923)Görsel: Unknown author Unknown author · Kamu malı · Wikimedia Commons
  • Yunanların İstanbul'da daha fazla Rum bırakma isteği yüzünden bu sorun ortaya çıkmıştır. Sorunu derinleştiren olay ise Yunanların Batı Trakya'da Türklerin mallarına el koymasıdır.
  • Konu Milletler Cemiyetine götürülse de bir sonuç alınamamıştır. 10 Haziran 1930'da “Ankara (Ahali) Antlaşması” imzalanmıştır. Ardından Yunan Başbakanı Elefterios Venizelos'un Ekim 1930'da Türkiye'ye yaptığı ziyarette Türk-Yunan Dostluk, Tarafsızlık, Uzlaşma ve Hakemlik Antlaşması imzalanmıştır.
  • Buna göre, İstanbul'a yerleşme tarihine bakılmaksızın herkes “İstanbul Rumu” sayılarak mübadele dışında tutulmuştur. Yunanlarla dostane ilişkiler 1954 senesine kadar (Kıbrıs Sorunu) devam etmiştir.

Türk-Yunan ilişkileri: Mübadeleden dostluğa

Lozan'da imzalanan 30 Ocak 1923 tarihli nüfus mübadelesi sözleşmesine göre 30 Ekim 1918 (Mondros) tarihinden önce İstanbul'da yerleşik olan Rumlar ile Batı Trakya Türkleri mübadele dışında tutuldu. Yunanistan İstanbul'da olabildiğince çok Rum bırakmak istediği için kimin "yerleşik" (etabli) sayılacağı konusunda anlaşmazlık çıktı. Bu soruna etabli sorunu denir.

10 Haziran 1930'da Ankara'da imzalanan antlaşmayla İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri, yerleşme tarihlerine bakılmaksızın yerleşik sayıldı; mübadillerin mülkiyet sorunları da çözüme bağlandı.

Ardından Venizelos Türkiye'yi ziyaret etti ve 30 Ekim 1930'da Türk-Yunan Dostluk Antlaşması imzalandı. Bu yakınlaşmada İtalya'daki faşist Mussolini yönetiminin bölgedeki politikaları da etkili oldu. Venizelos 1934'te Atatürk'ü Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterdi.

Dış Borçlar (1933)

  • Lozan Konferansı'nda görüşüldüğü hâlde Türkiye ile Fransa arasında tekrar gündeme gelen konulardan biri de Osmanlı borçlarıydı. Osmanlı Devleti en fazla Fransa'ya borçlanmıştır. 13 Haziran 1928'de Türkiye adına Fethi Bey ile Düyûn-ı Umûmiye İdaresi adına hareket eden temsilciler arasındaki protokole göre Osmanlı borçlarının ödenmesi belirli bir sisteme bağlanmıştır.
  • Türkiye ilk ödemeyi zamanında yapmıştır ancak 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası kur farklarında meydana gelen değişimler Türkiye'nin ödeme güçlüğü yaşamasına neden olmuştur. Sorun 1933'teki antlaşmada yer alan daha uygun ödeme şartlarıyla çözülmüştür. Türkiye, Osmanlı Devleti'nden kalan borçlarının son taksidini 1954'te ödemiştir.

Türk-Fransız ilişkilerindeki sorunlar

SorunGelişme ve çözüm
Türkiye-Suriye sınırı1921 Ankara Antlaşması'yla çizilen sınır, karma komisyonun çalışmaları sonucunda 30 Mayıs 1926'da imzalanan antlaşmayla kesinleşti.
Osmanlı borçlarıOsmanlı Devleti'nin en çok borçlandığı ülke Fransa'ydı. Borçların hangi süre içinde ve hangi ülkenin parasıyla ödeneceği 13 Haziran 1928'de Paris'te imzalanan antlaşmayla belirlendi; son taksit 1954'te ödendi.
Yabancı okullarTürkiye konuyu iç meselesi saydı, okulları Türk eğitim mevzuatına bağladı ve hiçbir ödün vermedi.
Adana-Mersin demiryoluHattın millîleştirilmesi Fransa ile anlaşmazlık yarattı. Haziran 1929'da hat bir Fransız şirketine bırakılmadı, Türkiye tarafından satın alındı.

Briand-Kellogg Paktı ve Türkiye

Fransız Dışişleri Bakanı Briand, 6 Nisan 1927'de ABD Dışişleri Bakanı Kellogg'a bir saldırmazlık antlaşması teklif etti. Teklif çok devletli bir pakta dönüştü ve pakt 27 Ağustos 1928'de Paris'te imzalandı. Savaşı ulusal politika aracı olmaktan çıkarmayı amaçlayan bu pakta Türkiye 19 Ocak 1929'da katıldı; bu, Türkiye'nin barışçı dış politikasının erken bir göstergesidir.

Sınav İpucu

ÖSYM dikkat: Lozan'dan kalan sorunlar

Taraf devleti karıştırma: Yabancı okullar ve borçlar Fransa, Musul İngiltere, Patrikhane ve nüfus mübadelesi Yunanistan ile ilgilidir.

Üç Ankara Antlaşması'nı ayır: 1921 Ankara Antlaşması Millî Mücadele'de Fransa ile imzalandı; 1926 Ankara Antlaşması Musul'u (İngiltere-Irak), 1930 Ankara Antlaşması mübadele ve etabli sorununu (Yunanistan) çözdü.

Musul Türkiye aleyhine sonuçlanırken diğer sorunlarda Türkiye egemenlik haklarından ödün vermedi.

Akılda Kalsın

Tek bakışta kronoloji

1925 Musul kararı ve SSCB ile dostluk → 1926 Ankara Antlaşması (Musul) ve Suriye sınırı → 1928 Osmanlı borçları (Paris) → 1929 Briand-Kellogg Paktı'na katılım ve Adana-Mersin hattı → 1930 Türk-Yunan antlaşmaları.