İçeriğe atla
Atatürk İlkeleri ve İnkılapçılık

Atatürk'ün Temel İlkeleri

~22 dk okuma10 Pekiştirme SorusuDers Notu s. 124-1251923 – 1938

Ders Hedefleri

Bu dersin sonunda yapabileceklerin

  1. Cumhuriyetçilik ve Milliyetçilik ilkelerinin millî egemenlik, demokrasi, bağımsızlık ve ırkçılığı reddeden birleştirici boyutunu ayırt etmek.
  2. Halkçılık ilkesinin eşitlik ve adalet anlayışını; Devletçilik ilkesinin karma ekonomik kalkınma modelini kavramak.
  3. Laiklik ilkesinin akılcılık, bilimsellik ve inanç hürriyeti temellerini; İnkılapçılık ilkesinin dinamik ve çağdaşlaşmacı karakterini analiz etmek.

Türk inkılabı ve Atatürkçü düşünce sistemi nedir?

Osmanlı Devleti XIX. ve XX. yüzyıllarda çağdaş devletlerden geri kalmamak için birçok kanun çıkarmış, “ıslahat” adı verilen yenilikler yapmış ama başarılı olamamıştır. Islahatlar çoğunlukla var olan düzeni koruyarak onu düzeltmeye çalışıyordu. Eski ve yeni kurumlar yan yana yaşadığı için (medrese ile mektep, şer'iye ile nizamiye mahkemeleri gibi) devlette ve toplumda ikilik doğmuştu.

Cumhuriyet döneminde Atatürk önderliğinde çağın gereklerine uymayan eski kurumlar kaldırıldı ya da yenilendi, birçok alanda yeni kurumlar kuruldu. Türk milletinin tarihî birikimi esas alınarak yapılan bu köklü çağdaşlaşma çabalarının tümüne Türk inkılabı denir. Türk inkılabına yön veren esaslar ve ilkeler de Atatürkçü düşünce sistemini oluşturur.

İnkılap, toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılan köklü değişikliktir. Sorularda ıslahat ile inkılap arasındaki farka dikkat et: ıslahat var olanı düzeltir, inkılap köklü biçimde değiştirir.

Atatürk ilkelerinin ortak özellikleri

  • Türk toplumunun ihtiyaçlarından doğmuştur; Millî Mücadele ve Cumhuriyet'in kuruluş sürecindeki deneyimlerle şekillenmiştir.
  • Temelinde Türk kültürü ve Türk milletinin tarihî birikimi vardır.
  • Herhangi bir dış baskıya, zorlamaya ya da taklide dayanmaz. Bu yönüyle dış baskıların da etkisiyle yapılan Osmanlı ıslahatlarından ayrılır.
  • Akla ve bilime dayanır; dogmatik değildir, değişen koşullara göre yenilenmeye açıktır.
  • Anlam ve amaç bakımından birbirini tamamlayan bir bütündür; bir ilke diğerlerinden ayrı düşünülemez.
  • Millî egemenliği, millî bağımsızlığı ve millî birliği esas alır; milliyetçilik duygusuna dayanır.
  • Temel amacı Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmaktır.
  • Türk inkılabıyla uygulamaya konulmuştur: ilkeler önce uygulamada ortaya çıkmış, sonra resmî metinlere girmiştir.

İlkelerin resmî metinlere girişi

  1. 1927CHP'nin 1927 Büyük Kongresi'nde (II. Kurultay) kabul edilen parti tüzüğünde cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık ve laiklik ilkeleri yer aldı.
  2. 1931CHP'nin III. Kurultayı'nda (Mayıs 1931) devletçilik ve inkılapçılık da eklenerek altı ilke parti programına alındı. Bu altı ilke “Altı Ok” olarak da anılır.
  3. 1935CHP'nin IV. Kurultayı'nda (Mayıs 1935) kabul edilen programda altı ilke ayrıntılı biçimde tanımlandı.
  4. 19375 Şubat 1937'de 1924 Anayasası'nda yapılan değişiklikle “Türkiye Devleti cumhuriyetçi, milliyetçi, halkçı, devletçi, laik ve inkılapçıdır.” hükmü anayasaya girdi. Atatürk ilkeleri böylece devletin temel nitelikleri hâline geldi.
Dikkat

ÖSYM dikkat: ilkelerin “yılları”

İlkelerin her birinin ayrı bir “kabul yılı” yoktur. İlkeler Millî Mücadele ve inkılaplar sürecinde uygulamada şekillendi, sonra resmî metinlere girdi. Bazı kaynaklardaki “milliyetçilik 1919, halkçılık 1920” gibi eşleştirmeler resmî tarih değildir; bunlara güvenme. Soru “resmî olarak” diyorsa üç aşamaya bak: 1927 parti tüzüğü (dört ilke), 1931 parti programı (altı ilke) ve 1937 anayasa değişikliği.

Tuzak: “Laiklik 1924 Anayasası ile kabul edildi.” yargısı yanlıştır. 1924 Anayasası ilk hâlinde “Devletin dini İslam'dır.” hükmünü içeriyordu. Bu hüküm 1928'de çıkarıldı, laiklik ise 1937'de anayasaya girdi. Yani anayasa sonradan, aşama aşama laikleştirildi.

Bölüm 1 / 7

Cumhuriyetçilik

İnkılaplar ve Uygulamalar

Atatürk, altı ilkenin parti programına alındığı CHP 4. Kurultayı'nda (9 Mayıs 1935)
Büyüt / İncele
Atatürk, altı ilkenin parti programına alındığı CHP 4. Kurultayı'nda (9 Mayıs 1935)Görsel: Original photographer unknown. · Kamu malı · Wikimedia Commons
  • TBMM açıldı.
  • Saltanat kaldırıldı.
  • Cumhuriyet ilan edildi.
  • Halifelik kaldırıldı.
  • Seçmen olmak için aranan vergi verme şartı kaldırıldı.
  • Erkân-ı Harbiye Vekâleti kapatıldı.
  • Subay - vekil uygulamasına son verildi.
  • 1921 ve 1924 anayasaları kabul edildi.
  • Ordu siyasetten ayrıldı.
  • Seçmen yaşı düşürüldü.
  • Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.
  • Çok partili hayat denemeleri gerçekleşti.
  • Mustafa Kemal'in benim en büyük eserim dediği ilkesidir.

Anahtar Kelimeler

  • Millet iradesi
  • Seçme ve seçilme hakkı
  • Ulusal egemenlik
  • Millet Meclisi
  • Oy verme
  • Parti kurma
  • Çok partili rejim kurma

Cumhuriyetçilik: egemenlik milletindir

  • Atatürkçü düşünce sisteminin dayanağı olan en temel ilkedir; diğer ilkeler cumhuriyet rejimi içinde hayat bulur.
  • Cumhuriyet, milletin egemenliği kendi elinde tuttuğu devlet şeklidir. Egemenlik bir kişiye, zümreye ya da sınıfa değil, milletin tamamına aittir.
  • Cumhuriyet yönetiminin esası, halkın devlet başkanını, yöneticilerini ve temsilcilerini anayasada belirlenen sürelerde seçimle iş başına getirmesidir. Bu yüzden cumhuriyetçilik demokrasiyle iç içedir.
  • Millî Mücadele, kongre kararlarıyla millî iradeye dayanarak yürütüldü. 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla cumhuriyete giden süreç hızlandı; 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla rejimin adı konuldu.
  • Cumhuriyet yönetim şekli 1924 Anayasası'ndan bu yana bütün anayasalarda yer alır. 1924 Anayasası, devlet şeklinin cumhuriyet olduğunu belirten maddenin değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğini hükme bağlamıştır.

Bölüm 2 / 7

Laiklik

İnkılaplar ve Uygulamalar

  • Saltanat kaldırıldı.
  • Halifelik kaldırıldı.
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi.
  • Şeriye ve Evkâf Vekâleti kaldırıldı.
  • Şeriat Mahkemeleri kapatıldı.
  • Medreseler kapatıldı.
  • Şeyhülislamlık makamı kaldırıldı.
  • Tekke, zaviye ve türbeler kapatıldı.
  • Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
  • Anayasadan “Devletin dini İslam'dır.” maddesi çıkarıldı. (1928)
  • Yemin metinlerinden “Vallahi” sözcüğü çıkarıldı.
  • Şapka Kanunu kabul edildi.
  • Kılık - Kıyafet Kanunu kabul edildi.
  • Laiklik ilkesi anayasaya girdi. (1937)
  • Şeyhlik, seyyitlik, üfürükçülük, dervişlik, emirlik, falcılık, büyücülük, muskacılık gibi san ve sıfatların kullanılması ve bunlara ait özel kıyafetlerin giyilmesi yasaklandı.

Anahtar Kelimeler

  • Akılcılık
  • Bilimsellik
  • Din, vicdan ve mezhep özgürlüğü
  • Tutucu olmama
  • İrticaya karşı olma

Laiklik: din ve devlet işlerinin ayrılması

  • Dinî olanla dünyevi olanın birbirinden ayrılmasıdır; devlet yönetiminde ve hukukta akıl ve bilim esas alınır.
  • Din düşmanlığı değildir: devlet bütün inançlara eşit uzaklıkta durur, din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına alır.
  • 3 Mart 1924'te Şeriye ve Evkâf Vekâleti kaldırılınca din işlerinin yönetimi için Diyanet İşleri Başkanlığı, vakıfları yönetmek için Vakıflar Genel Müdürlüğü kuruldu.
  • Laik devlete geçiş aşamalı oldu: saltanatın kaldırılmasıyla (1922) siyasi otorite dinî otoriteden ayrılmaya başladı; halifeliğin kaldırılması (1924), eğitimde Tevhid-i Tedrisat ve hukukta Türk Medeni Kanunu ile süreç ilerledi.
  • 1928'de “Devletin dini İslam'dır.” hükmü anayasadan çıkarıldı; cumhurbaşkanı ve milletvekillerinin yemininde “Vallahi” yerine “namusum üzerine söz veririm” ifadesi kondu. 1937'de laiklik anayasaya girdi.

Bölüm 3 / 7

Halkçılık

İnkılaplar ve Uygulamalar

  • Aşar vergisi kaldırıldı.
  • Türk Medeni Kanunu kabul edildi.
  • Kılık - Kıyafet Kanunu kabul edildi.
  • Kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanındı.
  • Soyadı Kanunu kabul edildi.
  • Ayrıcalık içeren unvanlar kaldırıldı.
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi.
  • Seçmen olabilmede aranan vergi verme şartı kaldırıldı.
  • Patrikhane ve konsoloslukların nikâh kıyma, mahkeme kurma gibi yetkileri sona erdirildi.
  • Millet Mektepleri açıldı.
  • Halkevleri açıldı.
  • Cumhuriyet ilan edildi.
  • Osmanlı Devleti'nde alınan nişan, rütbe ve madalyaların kullanımı yasaklandı.
  • Halk sağlığını ilgilendiren kurumlar açıldı.
  • İlköğretim zorunlu ve ücretsiz hâle getirildi.
  • Tüm azınlıklar Türk vatandaşı sayıldı.

Anahtar Kelimeler

  • Topluma hizmet
  • Sınıf ayrımının reddi ve eşitlik
  • Sosyal adalet
  • Kanun üstünlüğü
  • Kanun önünde eşitlik
  • Halkın refah ve huzuru
  • Toplumsal dayanışma
  • Sosyal devlet olgusu

Halkçılık: eşitlik ve sosyal devlet

  • Ülke sınırları içinde yaşayan farklı sosyal grupların mutluluğunu ve refahını artırmayı amaçlar; halkçılıkta eşitlik esastır.
  • Cumhuriyetçilik ve milliyetçilik ilkelerinin doğal sonucudur: egemenlik milletin olunca yönetim de halkın yararına işlemelidir.
  • Sınıf çatışmasını reddeder; toplumu birbirini tamamlayan ve dayanışma içindeki meslek gruplarından oluşan bir bütün olarak görür.
  • Sosyal devlet anlayışı halkçılık ilkesiyle ilgilidir.
  • Aşar vergisinin kaldırılmasıyla (1925) devlet, köylü lehine en önemli gelir kaynaklarından birinden vazgeçti.
  • Millet Mektepleri'nin açılması halkçılıkla doğrudan ilgilidir. Soyadı Kanunu da herkesin toplumsal hayatta ve kanun önünde eşit olmasını amaçladığı için halkçı bir düzenlemedir.

Bölüm 4 / 7

Milliyetçilik

İnkılaplar ve Uygulamalar

  • Kurtuluş Savaşı yapıldı.
  • TBMM açıldı.
  • İzmir İktisat Kongresi toplanarak Misak-ı İktisadi Kararları alındı.
  • Türk Tarih Kurumu kuruldu.
  • Türk Dil Kurumu kuruldu.
  • Kabotaj Kanunu kabul edilerek denizler ulusallaştırıldı.
  • Türk Parasını Koruma Kanunu çıkarıldı.
  • Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi.
  • Koruyucu Gümrük Yasası kabul edildi.
  • Reji İdaresi millîleştirildi.
  • Demir yolları ulusallaştırıldı.
  • Yeni Türk harfleri kabul edildi.
  • Türkçe sözlük hazırlandı.
  • Kapitülasyonlar kaldırıldı.
  • Merkez Bankası kuruldu.

Anahtar Kelimeler

  • Ulusal bağımsızlık
  • Birlik ve beraberlik
  • Millî benlik
  • Millî kültür
  • Millî bilinç
  • Ortak dil ve tarih
  • Ortak vatan

Milliyetçilik: birleştirici ve barışçı

  • Atatürk milliyetçiliği ırkçılığı reddeder. Millet tanımında soy değil ortak tarih, dil, kültür ve ülkü birliği esastır; bu yüzden birleştirici ve bütünleştiricidir.
  • Laiktir: millî kimliği ümmet bağı yerine millet bağına dayandırır.
  • Barışçı ve insancıldır: başka milletlerin haklarına saygılıdır; yayılmacı ve saldırgan değildir.
  • Çağdaşlaşmaya açıktır: Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmayı amaçlar.
  • Kurtuluş Savaşı'nın çıkış noktasıdır. Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan “Vatan bir bütündür, parçalanamaz.” kararı ve Misak-ı Millî'nin kabulü bu ilkeyle ilişkilidir.
  • Ekonomik bağımsızlık da milliyetçiliğin gereğidir: kapitülasyonların kaldırılması, yabancıların kurduğu bazı işletmelerin millîleştirilmesi ve Kabotaj Kanunu bu anlayışın ürünüdür.
  • Türk dilini zenginleştirme, canlı tutma ve yabancı kelimelerden arındırma çalışmaları da milliyetçilik ilkesinin gereğidir.

Bölüm 5 / 7

Devletçilik

İnkılaplar ve Uygulamalar

  • I. Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı ve uygulandı.
  • II. Beş Yıllık Sanayi Planı hazırlandı ancak savaş nedeniyle uygulanamadı.
  • Sümerbank kuruldu.
  • Etibank kuruldu.
  • Çubuk Barajı inşa edildi.
  • Elektrik İşleri Etüt İdaresi kuruldu.
  • Merkez Bankası kuruldu.
  • Teşvik-i Sanayi Kanunu kabul edildi.
  • İzmir İktisat Kongresi toplandı.
  • Misak-ı İktisadi Kararları kabul edildi.
  • Devlet bankaları kuruldu.
  • Kamu İktisadi Teşekkülleri kuruldu.
  • Karabük Demir - Çelik Fabrikası'nın temelleri atıldı.
  • Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kuruldu.
  • Aşevi, huzurevi ve çocuk barınma yuvaları gibi sosyal hizmet kurumları açıldı.

Anahtar Kelimeler

  • Devlet planlaması
  • Karma ekonomi
  • Devlet yatırımları
  • Millî kalkınma
  • Ekonomik refah seviyesi
  • Devlet bankaları
  • Sermaye
  • Devlet fabrikaları

Devletçilik: planlı kalkınma ve karma ekonomi

  • Esası, başta ekonomi olmak üzere devletin planlayıcı bir tutum üstlenmesidir.
  • Özel girişimi reddetmez; bireysel faaliyeti ve çalışmayı kabul eder. Özel sektörün yetersiz kaldığı alanlarda devlet yatırımcı olur. Bu yüzden Atatürk dönemi ekonomisi karma ekonomi olarak nitelendirilir.
  • 1923-1929 arasında özel girişim desteklendi: İzmir İktisat Kongresi kararları, Türkiye İş Bankası'nın kuruluşu (1924) ve Teşvik-i Sanayi Kanunu (1927).
  • Özel sektörün sermaye ve teknik bilgi bakımından yetersiz kalması ve 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı, devletin ekonomiye doğrudan girmesine yol açtı.
  • Devletçilik 1931'de CHP programına girdi. 1933'te hazırlanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı 1934'te uygulanmaya başladı ve planlı kalkınma dönemi açıldı. Sümerbank (1933), Etibank (1935) ve devlet eliyle kurulan fabrikalar bu anlayışın ürünüdür.
  • Dikkat: Teşvik-i Sanayi Kanunu notlarda devletçilik listesinde de geçer, çünkü devletin sanayiyi teşvik eden düzenleyici rolünü gösterir. Ancak kanunun amacı özel girişimi canlandırmaktı.

Bölüm 6 / 7

İnkılapçılık

İnkılaplar ve Uygulamalar

  • Saltanatın kaldırılması
  • Cumhuriyet'in ilan edilmesi
  • Şapka Kanunu'nun kabul edilmesi
  • Ölçü - tartı birimleri değiştirildi. (Metrik sisteme geçildi.)
  • Miladi takvim kabul edildi.
  • Kılık - Kıyafet Kanunu kabul edildi.
  • Hafta sonu tatili pazara alındı.
  • Uluslararası saat sistemine geçildi.
  • Sanayi-i Nefise Mektebi yerine Güzel Sanatlar Akademisi açıldı.
  • Darülfünunun yerine İstanbul Üniversitesi açıldı.
  • Mülkiye Mektebi yerine Siyasal Bilgiler Okulu açıldı.
  • Uluslararası rakamlar kullanılmaya başladı.

Anahtar Kelimeler

  • Sürekli değişim, ilerleme
  • Geriye hiç bakmama
  • Modernizm
  • Muasırlaşma
  • “Yerine” kelimesi
  • Çağdaşlaşma ve Batılılaşma
  • Dinamik yapı
  • Yenilik

İnkılapçılık: köklü değişim ve koruma

  • İnkılapçılık, Türk toplumunu çağın gerisinde bırakan kurumları kaldırmayı ya da yeni gelişmelere uygun hâle getirmeyi amaçlar.
  • Yapılan inkılapları korumayı ve geliştirmeyi de kapsar. Dinamik yapısıyla diğer ilkelerin de yenilenerek sürmesini sağlar; bu yüzden çağdaşlaşmayı sağlayan güç olarak görülür.
  • Atatürk inkılapları çerçevesinde yapılan her yenilik inkılapçılık kapsamında da değerlendirilebilir. Ancak soru en doğrudan ilkeyi ister: saat, ölçü, takvim ve hafta tatili değişiklikleri doğrudan inkılapçılıkla ilişkilendirilir.
  • Cumhuriyet'in ilk yıllarında inkılapçılık ilkesinin uygulanması, inkılapları benimseyen aydın bir neslin yetişmesine zemin hazırladı.

Bir inkılap, birden çok ilke

Gelişmeİlişkili ilkelerNeden?
Saltanatın kaldırılmasıCumhuriyetçilik, laiklikEgemenlik millete geçti; siyasi otorite dinî otoriteden ayrıldı.
Halifeliğin kaldırılmasıCumhuriyetçilik, laiklikRejim güçlendi; dinin siyaset üzerindeki etkisi sona erdi.
Tevhid-i Tedrisat KanunuLaiklik, milliyetçilik, halkçılıkEğitimde birlik sağlandı; eğitim millî ve laik oldu; herkes aynı eğitimi aldı.
Türk Medeni KanunuLaiklik, halkçılıkHukuk din kurallarından ayrıldı; kadın-erkek eşitliği sağlandı.
Kılık-Kıyafet düzenlemeleriLaiklik, halkçılık, inkılapçılıkKıyafet birliği sağlandı; dinî unvan ve kıyafetler sınırlandı; çağdaş görünüm benimsendi.
Soyadı KanunuHalkçılıkUnvan farkları kalktı; herkes kanun önünde eşit oldu.
Kadınlara siyasi haklarCumhuriyetçilik, halkçılıkMillî egemenliğe katılım genişledi; siyasal eşitlik sağlandı.
Kabotaj KanunuMilliyetçilikKara sularında gemi işletme hakkı yalnızca Türk vatandaşlarına verildi; ekonomik bağımsızlık güçlendi.
Millet MektepleriHalkçılıkOkul çağını geçmiş vatandaşlara yeni harflerle okuma-yazma öğretildi.
Sınav İpucu

ÖSYM dikkat: ilkeyi gelişmenin amacından bul

Bir gelişmenin hangi ilkeyle ilgili olduğunu bulmak için amacına bak. Egemenliğin kaynağı ya da halkın yönetime katılması → cumhuriyetçilik. Bağımsızlık, millî birlik, millî dil ve tarih → milliyetçilik. Eşitlik, ayrıcalıkların kalkması, halkın refahı → halkçılık. Devlet yatırımı ve plan → devletçilik. Din ile devlet ve hukuk işlerinin ayrılması → laiklik. Eskinin yerine yeninin konması ve çağdaşlaşma → inkılapçılık.

Soruda “doğrudan” deniyorsa en güçlü bağı seç. Kabotaj Kanunu halkın da yararınadır, ama doğrudan amacı ekonomik bağımsızlık olduğu için milliyetçiliktir. Sık tuzak öncül: “Devletçilik özel girişimi yasaklar.” Bu yanlıştır; devletçilik özel girişimi kabul eder.

Akılda Kalsın

Altı ilkeyi altı soruyla hatırla

Kim yönetir? → Cumhuriyetçilik. Biz kimiz, bağımsız mıyız? → Milliyetçilik. Herkes eşit mi? → Halkçılık. Kalkınmayı kim planlar? → Devletçilik. Din ile devlet işleri ayrı mı? → Laiklik. Yenilikler korunuyor ve sürüyor mu? → İnkılapçılık.

Bölüm 7 / 7

Atatürk'ün İlkeler Hakkında Söylediği Önemli Sözler

Cumhuriyetçilik

Mustafa Kemal Atatürk'ün portre fotoğrafı
Büyüt / İncele
Mustafa Kemal Atatürk (29 Mart 1932)Görsel: Unknown author Unknown author · Kamu malı · Wikimedia Commons
  • “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.”
  • “Millet, geleceğini doğrudan doğruya eline aldı, saltanat ve egemenliğini bir kişide değil, bütün bireyleri tarafından seçilmiş vekillerinden meydana gelen bir yüce meclise teslim etti.”
  • “Süngü ile silahla, kanla elde ettiğimiz zaferden sonra, kültür, bilim, teknik, ekonomi gibi alanlarda zafer kazanmak için çalışacağız. Ancak bu bir şarta bağlıdır. Bu şart şudur: Milletin, doğrudan doğruya kendi egemenliğine kendisinin sahip olmasıdır.”
  • “Artık hükûmet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükûmet, millet ve millet, hükûmettir. Artık hükûmet üyeleri kendilerinin milletten ayrı olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.”
  • “...Muhakkak ki, mevcut hükûmet şekli bu memleketin refah, saadet ve terakkisine kâfi gelmeyecektir. Başka bir hükûmet şekli arayıp bulmamız lazım geldiği kanaatindeyim. Açıkça söyleyeyim, hükûmet şekli zamanı gelince Cumhuriyet olacaktır.”

Laiklik

  • “Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiçbir kimse, hiçbir kimseyi ne bir din, ne de mezhep kabulüne zorlayabilir.”
  • “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”
  • “...Din, bir vicdan meselesidir. Herkes, vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe karşı değiliz. Biz sadece, din işlerini millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kaste ve fiile dayanan taassupkâr hareketlerden sakınıyoruz.”
  • “Her fert; istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine has siyasi bir fikre sahip olmak, mensup olduğu bir dinin icaplarını yapmak ve yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hâkim olunamaz!”
  • “Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler memleketi olamaz. En doğru en gerçekçi tarikat, medeniyet tarikatıdır.”
  • “Vatandaşları içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarafsız tutum ve davranışta bulunmaya vazifeli olan bir hükûmet, fikir ve vicdan hürriyetlerine uymaya mecburdur.”

Halkçılık

  • “Bizim düşüncemizde; çiftçi, çoban, amele, tüccar, sanatkâr, asker, doktor kısacası herhangi bir sosyal müessesede çalışan bir vatandaşın hak, menfaat ve hürriyeti eşittir.”
  • “Bizim halkımız çıkarları birbirinden farklı sınıf hâlinde değil; aksine varlıkları ve çalışmalarının sonuçları birbirine lazım olan sınıflardan ibarettir. Bu dakikada dinleyenlerim çiftçilerdir, sanatkârlardır, tüccarlardır ve işçilerdir. Bunların hangisi bir diğerine karşı olabilir?”
  • “Bizim nazarımızda çiftçi, çoban, işçi, tüccar, sanatkâr, asker, doktor; velhasıl herhangi bir sosyal müessesede faal bir vatandaşın hak, menfaat ve hürriyeti eşittir.”
  • “Bizim gönlümüz -ki halkçılıktır- kuvvetin, kudretin, egemenliğin, idarenin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır. Yine şüphe yok ki bu dünyanın en kuvvetli bir esası, bir ilkesidir.”
  • “Zannederim bugünkü varlığımızın asıl niteliği, milletin genel eğilimlerini ispat etmiştir, o da halkçılıktır ve halk hükûmetidir. Hükûmetlerin halkın eline geçmesidir.”

Milliyetçilik

  • “Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep aynı ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.”
  • “Esas, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Türk'ün haysiyeti, izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet, esir yaşamaktansa, mahvolsun evladır. Binaenaleyh, ya istiklal, ya ölüm!”
  • “...Türk milletinin karakteri yüksektir. Türk milleti çalışkandır. Türk milleti zekidir. Çünkü Türk milleti; millî birlik ve beraberlik içinde güçlükleri yenmesini bilmiştir. Türk milletinin büyük millet olduğunu bütün medeni âlem, az zamanda, bir kere daha tanıyacaktır. Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk milleti medenîdir. Tarihte medenîdir, hakikatte medenîdir.”
  • “(…) İlerleme ve gelişme yolunda ve milletlerarası temas ve münasebetlerde, bütün çağdaş milletlere paralel ve onlarla dengeli bir şekilde Türk toplumunun özel karakterlerini ve başlı başına bağımsız kimliğini saklı tutmaktır.”

Devletçilik

  • “Cumhuriyetimiz henüz çok gençtir. Maziden kendine miras kalan bütün hayati işler, zamanın mecburiyetlerini tatmin edecek derecede değildir. Siyasi ve fikri hayatta olduğu gibi iktisadi işlerde de fertlerin teşebbüsleri neticesini beklemek doğru olamaz. Mühim ve büyük işleri, ancak milletin toplam servetine ve devletin bütün teşkilat ve kuvvetine dayanarak millî egemenliğin uygulanmasını ve yürütülmesini düzenlemekle görevli olan hükûmetin mümkün olduğu kadar üzerine alıp başarması tercih olunmalıdır.”
  • “Siyasi ve askerî zaferler ne kadar büyük olursa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa zaferler sürekli olamaz, az zamanda söner.”
  • “Bu açıkladığımız anlam ve anlayışta devletçilik, bilhassa sosyal, ahlaki ve millîdir. Millî servetin dağılımında daha mükemmel bir adalet ve emek sarf edenlerin daha yüksek refahı millî birliğin muhafazası için şarttır. Bu şartı daima göz önünde tutmak, millî birliğin temsilcisi olan devletin en önemli vazifesidir.”

İnkılapçılık

  • “Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır.”
  • “İnkılap, var olan müesseseleri zorla değiştirmek demektir. Türk milletini son asırlarda geri bırakmış olan müesseseleri yıkarak yerlerine milletin en yüksek medeni gereklerine göre ilerlemesini sağlayacak yeni müesseseleri koymuş olmaktır.”
  • “Uçurumun kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş... Ondan sonra içeride ve dışarıda saygı ile tanınan yeni vatan, yeni toplum, yeni devlet ve bunları başarmak için aralıksız inkılaplar... İşte Türk genel inkılabının bir kısa ifadesi.”
  • “İnkılabın temellerini her gün derinleştirmek, kuvvetlendirmek lazımdır. Zira medeni dünya çok ileridedir. Buna yetişmek, o medeniyet çemberine girmek mecburiyetindeyiz.”
  • “Uygarlık yolunda başarı yenileşmeye bağlıdır. Toplumsal hayatta, bilim ve fen alanında başarı kazanmak için, tek gelişme ve ilerleme yolu budur.”

Bütünleyici ilkeler

  • Altı temel ilkeyi tamamlayan ve onlarla birlikte düşünülmesi gereken ilkelere bütünleyici ilkeler denir. Ders kitaplarında listeler küçük farklarla verilir; en sık sayılanlar aşağıdadır.
  • Millî egemenlik: Yönetme yetkisi kayıtsız şartsız millete aittir.
  • Millî bağımsızlık: Türk milleti siyasi, ekonomik, askerî ve kültürel alanda bağımsız olmalıdır.
  • Millî birlik ve beraberlik: Millî Mücadele'nin başarısı ve devletin devamı birlik ve beraberliğe dayanır.
  • Yurtta sulh, cihanda sulh: Atatürk dönemi dış politikasının temelidir; içte huzur, dışta barış hedeflenir.
  • Çağdaşlaşma: Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak.
  • Akılcılık ve bilimsellik: “Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, muvaffakiyet için en hakiki mürşit ilimdir, fendir.”
  • İnsan ve insanlık sevgisi: Bütün insanlara saygı ve barış anlayışı.

Atatürkçü düşünce sisteminin hedefleri

  • Türk milletinin kendi tarihî birikimini koruyarak çağdaş dünyaya uyum sağlamasını öngörür.
  • Egemenliğin millete ait olduğunu savunur.
  • Türk milletinin vatan ve millet sevgisi etrafında birleşmesini ister.
  • Türk millî kültürünün unsurlarını geliştirmeyi hedefler.
  • Türk milletinin dünya milletleri arasında bağımsız ve özgür yaşamasını amaçlar.
  • Devletin yapısını ve sosyal hayatı çağdaşlaştırarak Türk milletini medeni dünyanın bir parçası hâline getirmeyi hedefler.