İçeriğe atla
İslam Medeniyetinin Doğuşu

Hz. Muhammed ve Dört Halife Dönemi

~32 dk okuma6 Pekiştirme SorusuDers Notu s. 41-45
Genel Bakış
  • İslam öncesi Arap Yarımadası'nda Cahiliye Dönemi yaşanmış; siyasi birlik olmayıp kabilecilik, kan davaları ve putperestlik yaygın olmuştur.
  • 622 Hicret ile Mekke'den Medine'ye göç edilmiş, Medine Sözleşmesi ile ilk İslam devleti kurularak toplumsal barış sağlanmıştır.
  • Bedir Savaşı (624) ilk askerî zafer olup İslam savaş hukukunun temellerini atmış; Uhud (625) ve Hendek (627) savunmaları Mekkelilerin gücünü kırmıştır.
  • 628 Hudeybiye Barışı ile Mekkeliler Müslümanların siyasi varlığını resmen tanımış; 630'da Mekke barış yoluyla fethedilmiştir.
  • Hz. Ebubekir döneminde Ridde savaşlarıyla dinden dönenler bastırılmış, yalancı peygamberler bertaraf edilmiş ve Kur'an-ı Kerim kitap hâline getirilmiştir.
  • Hz. Ömer döneminde sınırlar genişlemiş (İran, Suriye, Filistin, Mısır fethedilmiş), adli, mali ve idari teşkilatlanma (divan, beytülmal, ordugâh kentler) kurulmuştur.

Sınav İpucuAYT Tarih-2 soru yaklaşımı

Kişi, kurum, tarih ve gelişmeleri tek tek ezberlemek yerine aynı başlık altında karşılaştır. Soruda verilen ipucunu kronoloji ve neden-sonuç bağıyla doğrula.

Bu derste

  1. İslam Medeniyetinin Doğuşu
  2. Avrupa
  3. Afrika
  4. Doğu Roma
  5. Sasaniler
  6. Köktürkler
  7. İslam öncesi Arap yarımadası’nın durumu
  8. Dönemin Önemli Merkezleri ve Coğrafi Konumu
  9. Hz. Muhammed ve islam’ın doğuşu
  10. Hz. Muhammed ve islam’ın doğuşu (Ayrıntılar)
  11. Hicret ve Medine’de yaşam
  12. Gelişmeler ve Sonuçları

Avrupa

İslam’ın doğduğu yıllarda Avrupa, Kavimler Göçü’nün getirdiği siyasi, sosyal ve ekonomik sorunlar ile uğraşıyordu. Doğu Roma ise hâlâ barbar kavimler ile mücadele ediyordu. Hristiyanlığı kabul eden Avrupa’da ise kilise, sosyal ve yönetimsel alanlarda çok etkiliydi. Halk ise toplumsal sınıflara ayrılmıştı.

Afrika

Günümüzde Etiyopya olarak bilinen Habeşistan’da Habeş Krallığı bulunurken Afrika’nın kuzey kısımları ise Doğu Roma’nın egemenliğindeydi.

Doğu Roma

Doğu ve Batı Roma olarak ikiye ayrılan Roma’da Batı Roma İmparatorluğu İslamiyet gelmeden yıkılırken Doğu Roma İmparatorluğu ise İmparator Justinianus Zamanı’nda en parlak dönemini yaşamıştı.

İslam geldiğinde ise Doğu Roma İmparatoru Herakliyus’tu.

Sasaniler

Ön Asya’da Bizans İmparatorluğu’ndan sonraki en güçlü devlettir. Halk Zerdüştlük dinine inanıyordu.

Köktürkler

İslam’ın doğduğu yıllarda Köktürkler ikiye ayrılmıştı. Türkler ile Araplar ise İslam gelmeden önce de çeşitli şekillerde karşılaşmışlardır. Türkler ağırlıklı olarak Gök Tanrı dinine inanıyorlardı.

İslam doğduğunda Hindistan’da Veda, Çin’de Budizm, Taoizm ve Konfüçyüsçülük, Japonya’da ise Şintoizm inançları yaygındı.

İslam öncesi Arap yarımadası’nın durumu

Şam Kudüs Tebük Basra Hayber Medine Mekke Taif Sana Aden

  • Gassaniler
  • Basra Körfezi
  • Kızıldeniz
  • Nebatlılar
  • Seba Devleti
  • Umman Denizi
  • Habeşistan

Nil nehri

  • Himyeriler
  • Main Devleti
  • Necid
  • İran
  • Yemen
  • Arabistan
  • Tedmürlüler

0 300 600 900 1200 km

Bölüm 1 / 1

Bölgesel Gelişmeler: Mısır

İslam Öncesi Arap Yarımadası Genel Siyasi Harita

İslam Medeniyetinin Doğuşu

İslam gelmeden önce Arap Yarımadası’nda siyasi birlik yoktu.

En önemli yerleşim bölgeleri ise Hicaz (Mekke, Medine, Taif), Necid ve Yemen’di. Kabileler hâlinde yaşayan Arapların başında “şeyh” adı verilen reisler vardı. Erkeklerin söz sahibi olduğu Arabistan’da çok eşlilik vardı.

Kız çocuklarına değer verilmezdi. Hatta bazı Arap kabileleri ise kız çocuklarını diri diri gömerlerdi.

Kabileler arası kan davalarının yoğun olduğu bu coğrafyada şehirde yaşayan Araplara “hadari (şehirli)” çölde yaşayanlara ise “bedevi (göçebe)” denilirdi.

İslam öncesinde Araplar arasında putperestlik inancı yaygındı. Her kabilenin ayrı bir putu vardı ve bu putlardan en büyüğü olan “Hubel” Kâbe’nin içinde yer alıyordu; “Lat, Menat ve Uzza” ise Mekke dışındaki tapınaklarda bulunan önemli putlardı. Putperestliğin yanında Musevilik, Hristiyanlık ve Haniflik gibi inanışlar da vardı. Haniflik Hz. İbrahim’in getirdiği tek tanrılı anlayışa dayanan bir inançtı.

İslam öncesinde de konuşma ve yazışma dili Arapçaydı. Arabistan’da halkın geçim kaynağı ise tarım, hayvancılık ve ticaretti.

Özellikle ticaret, toplumsal hayatın en önemli unsuru olan ve savaşın yasak olduğu haram aylarda kurulan panayırlarda yapılırdı.

Bunlar arasında en önemli ve ilgi göreni ise Mekke civarında kurulan “Ukaz Panayırı”dır.

Cahiliye Dönemi’nde Mekke’ye ticaret için gelen kişilerin can ve mal güvenliğinin sağlanması için “Hilfü’l-Fudul” adında bir teşkilat kurulmuştur.

Önemli Not

İslam öncesindeki döneme “Cahiliye Dönemi” denmesinin nedeni; insanların bu coğrafyada diğer yerlere göre medeni açıdan geri kalmaları, bilgisizlik ve gaflet içinde olmaları, putlara tapmaları ve kadınlara yönelik olumsuz tutum takınmalarıdır.

Cahiliye toplumu: sosyal yapı, kültür ve Mekke'nin önemi

  • Arap toplumu hürler, köleler ve mevali (azat edilmiş ya da bir kabilenin himayesine girmiş kişiler) olmak üzere sınıflara ayrılmıştı.
  • Soy üstünlüğü iddiası ve kan davaları kabileler arasında sık sık savaşlara yol açardı.
  • Kültür hayatında şiir ve şairler çok önemliydi. Ukaz gibi panayırlar yalnızca alışveriş yeri değil, şairlerin yarıştığı kültür ortamlarıydı; sözlü kültür gelişmişti.
  • Mekke ticaret yolları üzerinde bulunduğu için ekonomik, Kâbe sayesinde de dinî bir merkezdi. Kâbe, putperestliğin merkezi hâline gelmişti.
  • Arap Yarımadası'nın en önemli bölgesi Hicaz'dı; Mekke, Medine ve Taif bu bölgedeydi.
  • Komşu Habeşistan Krallığı Hristiyanlığı resmî din olarak kabul etmişti.
Sınav İpucu

ÖSYM dikkat: Mekke'nin önemi

Mekke'nin önemini soran sorularda iki yönü birlikte düşün: Kâbe nedeniyle dinî merkez, ticaret yolları ve panayırlar nedeniyle ekonomik merkez. Mekke'ye gelen tüccarların can ve mal güvenliği için Hilfü'l-Fudul'un kurulması, şehirde ticaretin ne kadar önemli olduğunu gösteren bir kanıttır.

Hz. Muhammed ve islam’ın doğuşu

  • 571 yılında Mekke’de doğan Hz. Muhammed’in annesinin adı Amine, babasının adı ise Abdullah’tır.
  • Babasını doğmadan, annesini ise altı yaşına gelince kaybeden Hz. Muhammed önce dedesi Abdülmuttalib’in sonra da amcası Ebu Talib’in yanında yaşamaya başladı.
  • Küçük yaşta güvenirliği, doğruluğu ve dürüstlüğü ile dikkatleri üzerine çeken Hz. Muhammed’e halk arasında “Güvenilir Muhammed” anlamına gelen “Muhammedü’l-Emin” unvanı verildi.
  • Bir dönem ticaret ile uğraştı ve 25 yaşlarındayken Hz. Hatice ile evlendi ve ikisi erkek olmak üzere altı çocuğu oldu.
  • 610 yılının Ramazan ayının 27. günü Hira Mağarası’nda kendisine ilk vahiy geldi ve böylece peygamberlik görevi başladı.
  • İnsanları İslam dinine davet etmeye başlayan Hz. Muhammed’e ilk inananlar Hz. Hatice, Hz. Zeyd ve Hz. Ali oldu.
  • Hz. Muhammed’in dini tebliğ etmesi ve kabul görmesi üzerine Mekkeli müşrikler Müslümanlar üzerinde baskıyı artırdılar.
  • Bunun üzerine Hz. Muhammed bazı Müslümanların Habeşistan’a göç etmesine izin verdi. (615)
  • Hz. Muhammed, Mekke’ye gelen Medineli Evs ve Hazrec kabileleri ile “Akabe Biatları”nı yaparak Medinelileri İslam’a davet etti.

Hz. Muhammed ve islam’ın doğuşu (Ayrıntılar)

Akabe Biatları ile Müslüman olan Medineliler; Hz. Muhammed’e bağlı kalacaklarına, emirlerine uyacaklarına söz verdiler. Bunun sonucunda Mekke’de baskıya uğrayan Müslümanlar, Hz. Muhammed’in emriyle Medine’ye göç etmeye başladılar.

Mekke döneminde tamamlayıcı bilgiler

  • İlk vahiy, Cebrail aracılığıyla Nur Dağı'ndaki Hira Mağarası'nda geldi (610).
  • İlk Müslümanlar: kadınlardan Hz. Hatice, hür erkeklerden Hz. Ebubekir, çocuklardan Hz. Ali, azatlılardan Hz. Zeyd.
  • Habeşistan'a göç eden Müslümanları Hristiyan Habeş hükümdarı Necaşi korudu. Bu göç, İslam tarihinin ilk hicretidir (615).
  • Müşrikler Müslümanlara ve Hz. Muhammed'i koruyan Haşimoğullarına üç yıl süren bir ekonomik ve sosyal boykot uyguladı.
  • Müşriklerin Hz. Muhammed'i öldürme kararı alması üzerine Hz. Muhammed, Hz. Ebubekir ile birlikte 622'de Medine'ye hicret etti. Hicret, daha sonra hicri takvimin başlangıcı kabul edildi.

Hicret ve Medine’de yaşam

Hz. Muhammed’in yanına Hz. Ebubekir’i alarak Müslümanların Mekke’deki sıkıntı ve işkenceli ortamdan uzaklaşıp Medine’ye göç etmesine “Hicret” adı verilmiştir. Hicretin

Gelişmeler ve Sonuçları

  • Müslümanlar, Mekkeli müşriklerin baskısından kurtulmuşlardır.
  • Hz. Muhammed başkanlığında “Medine İslam Devleti” kurulmuştur.
  • Daha önce “Yesrib” olan Medine şehri “Peygamber’in Şehri” anlamına gelen “Medinetü’n Nebi” adını almıştır.
  • Mekke’den Medine’ye göç edenlere “Muhacir”, Medineli Müslümanlara ise “Ensar” denildi ve bu iki topluluk Hz. Muhammed tarafından “Kardeş” ilan edilmiştir.

M. Hz. Muhammed dönemi

Medine’de yaşamına devam eden Hz. Muhammed, Medine’de Müslüman olmayan Yahudiler ve müşrik Araplarla kırk yedi maddeden oluşan Medine Sözleşmesi’ni oluşturmuştur. Bu sözleşme ile herkesin din ve vicdan hürriyeti teminat altına alınırken Medine’ye bir saldırı olduğu takdirde hep beraber şehrin savunulacağı kararı alınmıştır.

Bu sözleşme Medine İslam Devleti’nin resmen kurulduğunu göstermektedir.

Sınav İpucu

ÖSYM dikkat: Medine Sözleşmesi'nin niteliği

Medine Sözleşmesi (Medine Vesikası), Medine'deki Müslümanları, Yahudileri ve diğer grupları tek bir şehir devleti çatısı altında topladı; Hz. Muhammed'i bu devletin başkanı ve anlaşmazlıklarda başvurulacak otorite yaptı.

Devletin kuruluş esaslarını yazılı olarak ortaya koyduğu için anayasa niteliği taşır; Muhammed Hamidullah gibi tarihçiler onu tarihte bilinen ilk yazılı anayasa olarak değerlendirir. Sorularda 'farklı inançtaki toplulukların bir arada yaşaması', 'hukukun yazılı hâle getirilmesi' ve 'din ve vicdan hürriyeti' yargıları bu sözleşmeyle ilişkilendirilir.

  • Bedir Uhud Hendek
  • Huneyn Taif
  • Hayber
  • Mekke’nin Fethi
  • Arap Yarımadası
  • Hicaz Bölgesi

İslam Medeniyetinin Doğuşu

Mekke-i Mükerreme Medine-i Münevvere Kızıldeniz Cidde Bedir Hayber

Kavram / KişiAçıklama / Karşılık
MinaTaif
075 km

Hz. Muhammed Dönemi Seferleri

Bedir Savaşı (624)

  • Mekkeliler Mekke’den Medine’ye hicret eden Müslümanların tüm taşınmaz mallarını ya yağmaladı ya da el koydu.
  • Bu haberin Müslümanlarca duyulması Mekkelilere karşı öfkeyi artırdı. Tam bu sırada Ebu Süfyan’a ait bir kervanın Medine yakınlarından geçeceği haberi alınınca 300’e yakın Müslüman harekete geçti. Bu durumdan da Ebu Süfyan’ın haberi olunca kervanını hızlıca Mekke’ye doğru götürdü ve halkı Müslümanlara karşı kışkırttı. Bunun üzerine Ebu Cehil komutasındaki 900 kişilik bir ordu Müslümanların üzerine doğru yola çıktı. İki taraf Bedir kuyuları yakınlarında karşılaştı ve savaşı Müslümanlar kazandı. Bu savaşın sonucunda;
  • Müslümanların ilk askerî başarısı olduğundan kendilerine olan güvenleri artmıştır.
  • Hz. Muhammed’in iyi bir asker veya komutan olduğu anlaşılmıştır.
  • İslamiyet, Arap Yarımadası’nda daha hızlı bir şekilde yayılmaya başlamıştır.
  • Savaş sonunda ilk İslam savaş hukuku ortaya çıkmıştır.
  • Savaş sonunda esir alınan Mekkeli müşriklerden serbest kalmaları için ya fidye istenmiş ya da okuma yazması olanların, okuma yazması olmayan Medineli on Müslüman’a okuma - yazma öğretmeleri istenmiştir.

Uhud Savaşı (625)

Bedir Savaşı’nın intikamını almak isteyen Mekkeli müşrikler 3000 kişiye yakın bir ordu ile yola çıktılar. Müslümanların kuvveti ise 700’e yakındı. Uhud Dağı civarında yapılan savaşın başlarında İslam ordusu, sonlarına doğru ise Mekkeliler birbirlerine üstünlük sağlamıştır. İki tarafın da çokça kayıp verdiği bu savaşta Hz.

Muhammed’in amcası Hz. Hamza şehit olurken, savaş sırasında Mekkeliler ile iş birliği yapan “Beni Nadir Yahudileri” Medine’den çıkarılmıştır.

Savaştan önce Hz. Muhammed, Uhud Dağı’nın yakınındaki dar bir geçidin her iki tarafına okçular yerleştirerek bu okçulardan kendilerine haber gelmeden yerlerinden ayrılmamalarını istemiştir. Ancak yerleştirilen okçular kısa bir süre sonra savaşı Müslümanların kazandığını düşünerek yerlerini terk ettiler.

Bunu gören ve daha sonra İslam’a girerek büyük yararlılık gösterecek olan Halid bin Velid o geçitten askerleri ile geçip dağı dolandı ve Müslümanlara arkadan yetişti. Bu durumu gören Mekkeli müşrikler de geri dönünce Müslümanlar iki ateş arasında kaldı. Yaşanan bu durum ise her koşulda Hz.

Muhammed’in sözünden çıkılmaması gerekliliğini ve Hz. Muhammed’in ileri görüşlü bir komutan olduğunu göstermiştir.

Hendek Savaşı (627)

  • Mekkeli müşrikler İslam’ı yeryüzünden tamamen kaldırmak için Medine’nin alınması konusunda fikir birliğine vardılar.
  • Bunun için 10.000 kişilik bir ordu ile Medine üzerine yürümeye başladılar.
  • Hz. Muhammed yapmış olduğu toplantı sonucunda Selman-ı Farisi adındaki bir sahabenin “Şehrin etrafına hendek kazılmalı ve savunma savaşı yapılmalı.” fikrini beğendi ve şehrin çevresine büyük hendekler kazıldı.
  • Mekkeliler hem hendeği geçememeleri hem de olumsuz hava koşulları (kum fırtınaları) gibi sebeplerden dolayı Mekke’ye geri dönmek zorunda kaldılar.

Hendek Savaşı (627) (Ayrıntılar)

Hendek Savaşı Müslümanların son savunma savaşı oldu.

Savaş sırasında Mekkeli müşriklere gizlice yardım eden Beni Kureyza Yahudileri savaştan sonra kuşatılarak cezalandırılmış; erkekleri öldürülmüş, kadın ve çocukları esir alınmıştır.

Böylece Medine’deki son Yahudi kabilesinin varlığı sona ermiştir. Ayrıca Hz. Muhammed’in bir sahabenin sözü üzerine hendek kazdırması O’nun istişareye ne kadar önem verdiğini de göstermiştir.

Bedir, Uhud ve Hendek karşılaştırması

SavaşNedenÖne çıkan sonuç
Bedir (624)Mekkelilerin hicret edenlerin mallarına el koyması ve ekonomik baskısı; Ebu Süfyan kervanı olayıMüslümanların ilk askerî zaferi; ilk İslam savaş hukuku (esirlerin fidye ya da okuma yazma öğretme karşılığında serbest bırakılması)
Uhud (625)Mekkelilerin Bedir'in intikamını almak istemesiAyneyn Tepesi'ne (Okçular Tepesi) yerleştirilen okçuların yerlerini terk etmesiyle Müslümanlar zor durumda kaldı; Hz. Hamza şehit oldu; Mekkeliler Medine'ye girmeden geri döndü
Hendek (627)Mekkelilerin Medine'yi alıp İslam'ı tamamen ortadan kaldırmak istemesiMüslümanların son savunma savaşı; Mekkelilerin Medine'ye saldırıları sona erdi; istişare örneği
Akılda Kalsın

Savunmadan girişime geçiş

Bedir, Uhud ve Hendek, Mekkelilerin saldırılarına karşı yapılan savunma savaşlarıdır. Hendek'ten sonra Mekkeliler Medine'ye bir daha saldıramadı; üstünlük Müslümanlara geçti. Bundan sonra Hudeybiye (628), Hayber (628), Mute (629) ve Mekke'nin Fethi (630) gibi Müslümanların başlattığı hareketler dönemi açıldı.

Hudeybiye Barışı (628)

  • Medineli Müslümanların (Ensar ve Muhacir) ve Hz. Muhammed’in Mekke’de bulunan Kâbe’yi ziyaret etmek istemesi üzerine yaklaşık 1500 kişiyle Mekke’ye doğru yola çıktı.
  • Mekkeliler Kâbe’ye doğru yola çıkan Müslümanları Hudeybiye denilen bir yerde durdurarak barış teklif etti. Yapılan görüşmeler sonucu “Hudeybiye Barışı” yapıldı. Buna göre;
  • Müslümanlar o yıl Kâbe'yi ziyaret etmeden dönecek, ertesi yıl gelip Kâbe'yi ziyaret edebilecekler (umre).
  • Reşit olmayan Mekkeli Müslümanlardan Medine’ye sığınanlar Mekkelilere geri verilecek, Medine’den Mekke’ye geri dönenler ise geri verilmeyecek.
  • Arap kabileleri taraflardan istedikleriyle ittifak yapabilecek, müttefik kabileler de antlaşmaya bağlı olacak.
  • Antlaşma ise on yıl geçerli olacak ve her iki taraf arasında savaş yapılmayacak gibi kararlar alınmıştır.

Hudeybiye Barışı (628) (Ayrıntılar)

İslamiyet bu süreç içinde Mekkeli müşrikler arasında çok hızlı bir şekilde yayılmaya başladı.

Antlaşma gereği de Medine’ye alınmayan Müslümanların, Mekke ile Medine arasında bir yere yerleşerek özellikle Mekke kervanlarını yağmalayarak hayatta kalmaya çalışması üzerine Mekkeliler özellikle “Reşit olmayan Müslümanlar Medine’ye alınmayacaktır.” maddesini kaldırmışlardır.

Bu durum başlarda antlaşmanın bu maddesinin Müslümanlar aleyhine gözükmesine ve Hz. Muhammed’e sahabelerin bile itiraz etmelerine rağmen zamanla Hz. Muhammed’in haklı olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu da Hz. Muhammed’in ileri görüşlülüğünü göstermiştir.

Hayber’in Fethi (628)

Yahudilerin Medine - Şam Ticaret Yolu üzerinde Müslüman tüccarların kervanlarına saldırmaları ve her fırsatta Mekkelilerle iş birliği yapması üzerine Yahudilerin elinde bulunan Hayber Kalesi, Müslümanlar tarafından alındı. Böylece ilk defa cizye vergisi alındı ve Şam Ticaret Yolu’nun güvenliği sağlandı.

Mute Seferi (629)

Bu savaş Müslümanlar ile Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) arasında yapılan ilk savaştır. Savaşta kesin bir sonuç alınamamıştır; üç komutanın şehit düşmesinden sonra Halid Bin Velid orduyu büyük kayıp vermeden Medine’ye geri çekmiştir. Savaşta büyük yararlılık gösteren Halid Bin Velid’e “Seyfullah” (Allah’ın Kılıcı) unvanı verilmiştir.

Mute Seferi'nin nedeni

  • Hz. Muhammed, Hristiyan Gassanilere İslam'a davet için elçi gönderdi; elçinin öldürülmesi üzerine İslam ordusu Gassanilerin üzerine yürüdü.
  • Gassani hükümdarı Doğu Roma'dan yardım istedi; böylece İslam ordusu sayıca kendisinden çok üstün Doğu Roma ordusuyla karşılaştı.

Gelişmeler

Mekkeli müşriklerin Hudeybiye Barışı’nı bozması üzerine Hz. Muhammed 10.000 kişilik bir orduyla Mekke’nin üzerine yürüdü. Bu sırada birçok Mekkelinin Müslüman olması ve Mekke’de yaşayan gizli Müslümanların savaş istememesi üzerine Mekke halkı topluca İslam dinini kabul etti. Hz.

Mekke’nin Fethi (630) ve Sonrasında Yaşanan

  • Muhammed Mekke’de genel af ilan etti ve Kâbe’ye giderek Kâbe’yi putlardan temizledi.
  • Mekke’nin fethinden sonra daha İslam’a girmemiş Taifliler ve yanlarına topladıkları putperestler ile 630 yılında önce Huneyn Savaşı yapılarak kazanıldı ardından da Taif kuşatıldı. (Taif halkı bu olaydan bir yıl sonra kendileri İslam’a girmişlerdir.)
  • Doğu Roma’nın Müslümanlara saldıracağı haberi üzerine Hz. Muhammed 630 yılında son seferi olan “Tebük Seferi”ne çıktı. Bu haber asılsız çıktığı için herhangi bir savaş yapılmadan ordu geri döndü.
  • Hz. Muhammed 632 yılında kalabalık bir grupla son kez Hac görevini yerine getirdi ve ardından da “Veda Hutbesi”ni okudu.
  • Veda Haccı’ndan sonra Medine’ye dönen Hz. Muhammed 632 yılında vefat etti.
  • Hz. Muhammed, evinin bir bölümü olan ve “tertemiz bahçe” anlamına gelen “Ravza-i Mutahhara”ya defnedilmiştir.

Hz. Muhammed döneminde devlet yönetimi ve ordu

  • Hz. Muhammed, Medine İslam Devleti'nin ilk devlet başkanıdır; hem dinî hem siyasi liderdir.
  • Kararlar istişare (danışma) ile alınırdı; yönetimde adalet ve eşitlik esastı.
  • Valiler, kadılar, komutanlar, vergi memurları (âmiller), elçiler ve öğretmenler görevlendirildi.
  • Hudeybiye'den sonra Doğu Roma İmparatoru Herakliyus, Sasani hükümdarı Hüsrev Perviz, Habeş hükümdarı Necaşi ve Mısır yöneticisi Mukavkıs gibi hükümdarlara İslam'a davet mektupları gönderildi.
  • Düzenli ve maaşlı bir ordu yoktu; eli silah tutan her Müslüman asker sayılırdı ve ordu gönüllülük esasına dayanırdı. Başkomutan Hz. Muhammed'di.
  • Ordu piyade ve süvarilerden oluşurdu; Taif kuşatmasında mancınık kullanıldı.
Sınav İpucu

ÖSYM dikkat: düzenli ordu ne zaman kuruldu?

Hz. Muhammed döneminde ordu gönüllülerden oluşur; düzenli ve maaşlı bir ordu yoktur. İlk düzenli ordu ve ordugâh şehirler Hz. Ömer döneminde kurulmuştur. 'Hz. Muhammed döneminde düzenli ordu kuruldu' yargısı yanlıştır.

Dört Halife dönemi (hulefa-i raşidin)

Kudüs'teki Kubbetü's-Sahra
Büyüt / İncele
Kubbetü's-Sahra, Kudüs (y. 1930)Görsel: Khalil Raad · Kamu malı · Wikimedia Commons

Hz. Muhammed’in vefatından sonra devletin başına geçen kişilere “halife” denilmiştir. İlk dört halife sırasıyla Hz. Ebubekir, Hz.

Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali’dir. Bu dönemde halifelerin devlet başkanı olarak seçilmesi sırasında görülen demokratik uygulamalardan dolayı “Cumhuriyet Dönemi” de denilmiştir.

Halifeler nasıl başa geçti?

HalifeHalifelik süresiBaşa geçiş yolu
Hz. Ebubekir632-634Medinelilerin seçimi ve biatı
Hz. Ömer634-644Hz. Ebubekir'in ölmeden önce onu önermesi (tavsiye), ardından Müslümanların biatı
Hz. Osman644-656Hz. Ömer'in ölmeden önce belirlediği altı kişilik şûra kurulunun seçimi
Hz. Ali656-661Hz. Osman'ın şehit edilmesinden sonra Medine halkının seçimi ve biatı

Dört Halife Dönemi'nde halifelik anlayışı

  • Halifeler iktidarın kaynağını ümmetin (Müslümanların) biati olarak gördü; 'Allah'ın yeryüzündeki temsilcisi' olduğunu iddia eden bir yönetici anlayışı bu dönemde görülmez.
  • Halifelerin yetkileri Kur'an ve Sünnet ile sınırlıydı.
  • Hiçbir halife oğlunu ya da bir yakınını veliaht olarak belirlemedi; halifelik babadan oğula geçen bir saltanata dönüşmedi.
  • Merkezde halife, illerde (vilayetlerde) valiler yönetimi yürüttü.
  • Fethedilen yerlerde halka inanç ve ibadet özgürlüğü tanındı; zorla İslamlaştırma politikası izlenmedi.
Sınav İpucu

ÖSYM dikkat: seçimle gelen halife ve saltanat farkı

Dört Halife Dönemi'ne 'Cumhuriyet Dönemi' denmesinin kanıtı; halifelerin seçim, şûra ve biat yoluyla belirlenmesi ve halifeliğin babadan oğula geçmemesidir. Emevilerle birlikte halifelik saltanata (hanedan yönetimine) dönüşmüştür. Bir metinde 'yöneticinin toplumun onayıyla belirlenmesi' vurgulanıyorsa Dört Halife Dönemi'ni, 'babadan oğula geçiş' vurgulanıyorsa Emevileri düşün.

Hz. Ebubekir dönemi (632 - 634)

  • Hz. Ebubekir ilk olarak İslam’dan dönerek devlete isyan eden kabileler ve yalancı peygamberlerle “Ridde Savaşları”nı yaparak bunları ortadan kaldırdı ve ayrıca zekât vermeyen Arap kabilelerinin üzerine ordu göndererek onları itaat altına almıştır.
  • Kur’an-ı Kerim vahiy kâtiplerinden olan Zeyd bin Sabit başkanlığındaki bir kurulun sure ve ayetleri bir araya getirmesiyle kitap hâline getirilmiştir.
  • Doğu Roma (Bizans) ile yapılan Ecnadeyn Savaşı kazanılarak Suriye kapıları Müslümanlara açılmıştır.

Hz. Ebubekir dönemi: ayrıntılar

  • Ridde Savaşları (632-633) ile iç karışıklıklar bastırıldı ve Arap Yarımadası'nda siyasi birlik yeniden sağlandı.
  • Ridde Savaşları sırasında yapılan Yemame Savaşı'nda çok sayıda hafız şehit oldu. Kur'an-ı Kerim'in unutulmaması ve korunması için ayetler bir araya getirilerek kitap hâline getirildi; böylece Kur'an-ı Kerim günümüze eksiksiz ulaştı.
  • Doğu Roma'ya karşı kazanılan Ecnadeyn Savaşı (634) ile Filistin ve Suriye'nin kapıları Müslümanlara açıldı.

Hz. Ömer Dönemi (634 - 644)

  • Mısır, Suriye, Kudüs, Irak, İran ve Azerbaycan fethedilmiştir.
  • 634 yılında Sasaniler ile yapılan “Köprü Savaşı” kaybedilmiştir.
  • 636 yılında Doğu Roma ile (Bizans) yapılan Yermuk Savaşı ile Suriye alındı. Ardından Amr bin As komutasındaki İslam orduları Filistin’e girerek Kudüs’ü kuşatmıştır. Hz.
  • Ömer bizzat gelerek şehrin anahtarını almıştır.

İslam Medeniyetinin Doğuşu

  • 636 yılında Sasaniler ile yapılan “Kadisiye Savaşı” sonucunda Irak, Müslümanların eline geçmiştir.
  • 642 yılında yine Sasanilerle yapılan “Nihavent Savaşı” kazanılıp İran fethedilmiştir.
  • 643 - 644 yıllarında ise Azerbaycan fethedilerek ilk defa Müslümanlar ve Türkler komşu olmuştur.
  • Amr bin As komutasındaki İslam ordusu 640 - 641 yılları arasında Doğu Roma’yı yenerek Mısır’ı ele geçirdi ve Amr bin As Kahire yakınlarında Fustat şehrini kurdurmuştur.
  • Hz. Ömer’in Halifelik Dönemi İslam Devleti’nin de teşkilatlandırıldığı dönem olmuştur. Bu dönemde;
  • İslam ülkesinin sınırlarının genişlemesinden dolayı ülkeler illere ayrılarak her birinin başına valiler atanmıştır.
  • Halktan alınan vergiler (zekât da dâhil) sistemli hâle getirilmiştir.
  • Toplanan vergi ve ganimetler ile ilk defa devlet hazinesi anlamına gelen “Beyt’ül Mâl” kurulmuştur.
  • İlk defa düzenli ordu ile ordugâh şehirler kurulmuştur.
  • İlk defa askerî ikta sistemi kullanılmaya başlanmıştır.
  • Merkezle taşra arasında ve ordunun arasında irtibatın ve haberleşmenin sağlanabilmesi amacıyla “askerî posta teşkilatı” kurulmuştur.
  • Fethedilen yerlere Arabistan’dan aileler getirilerek (iskân) İslam’ın ve fethedilen yerlerin sürekliliği ve kalıcılığı sağlanmak istenmiştir.
  • Adli makamlar kurularak mahkemeler oluşturularak illere kadılar tayin edilmiştir.
  • Hicret yılı 622 esas alınarak ilk defa hicri takvim düzenlenmiştir.
  • Eğitim - öğretime önem verilerek fethedilen yerlerde okullar açılmıştır.
  • İslam’ın ilk eğitim kurumları Hz. Muhammed Zamanı’nda oluşturulmuştur.
  • Medine’de bulunan Mescid-i Nebevi’nin bir bölümü eğitim ve öğretim için ayrılmıştır. Bu bölümde eğitim gören öğrencilere ise “Ashab-ı Suffa (Öğrenci Sahabe)” denilmiştir.

Hz. Ömer dönemi: fetih ve kurumsallaşma ayrıntıları

  • Kudüs halkı kuşatma sonunda aman diledi; Hz. Ömer bizzat gelerek şehri Patrik Sophronios'tan teslim aldı ve Kudüs halkına can, mal, kilise ve ibadet güvencesi veren bir eman (ahidname) verdi.
  • Sasanilere karşı Kadisiye (636), Celula (637) ve Nihavent (642) zaferleriyle Irak'ın fethi tamamlandı ve İran'ın kapıları açıldı.
  • Mısır'ın fethi, Doğu Roma'nın önemli ticaret limanı İskenderiye'nin alınmasıyla (642) tamamlandı; böylece Kuzey Afrika'ya geçiş kolaylaştı.
  • Fetihlerle artan gelirleri düzenlemek ve askerlerin maaşlarını kayda geçirmek için divan teşkilatı kuruldu.
  • Hz. Ömer, illerde yargı ve vergi işlerini valilerin genel yönetiminden ayırarak doğrudan kendisine bağlı kadılar ve vergi toplayan âmiller gönderdi.
  • Basra ve Küfe ordugâh şehir olarak kuruldu; ordu için cünd adı verilen askerî merkezler oluşturuldu. Askerlere maaş bağlanarak ordu ticaret ve tarımdan uzak tutuldu; kuşatmalarda mancınık yaygın biçimde kullanıldı.
Sınav İpucu

ÖSYM dikkat: Hz. Ömer'in düzenlemelerini alanına göre ayır

Kadıların atanmasıyla yargı işlerinin valilerden ayrılması, yargı ile yürütmenin ayrılmasına (kuvvetler ayrılığına) yönelik ilk adımlardan biri olarak yorumlanır.

Divan ve Beytülmal mali; kadılık ve mahkemeler adli; illere vali atanması idari; düzenli ordu, ordugâh şehirler, askerî ikta ve askerî posta askerî düzenlemelerdir. Hicri takvim ise zaman ölçümünü birleştiren bir düzenlemedir.

Hz. Osman Dönemi (644 - 656)

  • Hz. Ömer’in şehit edilmesinden sonra “şûra” adı verilen bir kurul tarafından halife seçilmiştir.
  • Bu dönemin Suriye Valisi Muaviye tarafından Kıbrıs alınmıştır. (649)
  • Müslümanlar bu dönemde Doğu Roma ile yaptıkları “Zatü’s-Savari Savaşı” adındaki deniz savaşını kazanmıştır. Bu Müslümanların ilk deniz zaferi olmuştur.
  • Horasan fethedilmiş, Kafkasya’da Derbent üzerinden ilerleyen Müslümanlarla Hazar Türkleri arasında ilk defa savaş yapılmıştır.
  • Kur’an-ı Kerim ilk defa çoğaltılarak Basra, Şam, Küfe ve Mısır gibi önemli İslam kentlerine gönderilmiştir.
  • Bu dönemde Tunus da fethedilerek İslamiyet, Kuzey Afrika’nın yerlisi olan Berberiler arasında hızla yayılmaya başlamıştır.

Hz. Osman Dönemi (644 - 656) (Ayrıntılar)

Hz. Osman Dönemi’nde İslam Devleti’nin Medine’den uzak bölgelerdeki askerî harekâtları çok masraflı olmuştur. Bu da Hz. Ömer Zamanı’nda halka bağlanan maaşların kesilmesine neden olmuştur.

Ayrıca bunlara ilave olarak Hz. Osman’ın devlet kademelerine ileride Emevileri kuracak olan Ümeyyeoğullarından kişileri getirmesi halkın tepkisine yol açarak Cahiliye Devri’ndeki kabilecilik anlayışını ortaya çıkarmıştır. Bu durum önce Küfe ve Mısır’da isyanlara sebep olmuştur.

Daha sonra kendi aralarında anlaşan kabileler Hz. Osman’ı Kur’an-ı Kerim okurken şehit etmişlerdir. Bu durum İslam dünyasında ilk ayrılıkların başlamasına neden olmuştur.

Hz. Osman dönemi: donanma ve fetihler

  • Suriye Valisi Muaviye ilk İslam donanmasını kurdu; bu donanmayla Kıbrıs alındı (649).
  • Aynı donanma Doğu Roma'ya karşı Zatü's-Savari Savaşı'nı (655) kazandı; Bizans'ın Doğu Akdeniz'deki deniz üstünlüğü sarsıldı.
  • 651'de son Sasani hükümdarının ölümüyle Sasani Devleti tamamen yıkıldı ve İran'ın tamamı İslam hâkimiyetine girdi.
  • Fetihlerin sürmesiyle İslam Devleti, Dört Halife Dönemi'nin en geniş sınırlarına Hz. Osman döneminde ulaştı.

Hz. Ali dönemi (656 - 661)

Hz. Osman’dan sonra halife seçilen Hz. Ali ilk iş olarak Hz.

Hz. Ali dönemi (656 - 661) (Ayrıntılar)

Osman Zamanı’nda yaşanan olaylara karıştıkları tespit edilen valileri görevden uzaklaştırıp yerlerine yeni valiler atadı.

Ancak görevden alınan valiler Hz. Osman’ın katillerinin bulunması hususunda Hz. Ali’nin yavaş hareket ettiğini düşünerek Hz. Ali’ye muhalif bir grup oluşturdular. Bu grubun başında Hz. Muhammed’in eşi Hz. Ayşe, Talha ve Zübeyr bulunuyordu.

Hz. Ali dönemi (656 - 661)

Bu iki grup 656 yılında Basra yakınlarında karşılaştı ve Hz.

Hz. Ali dönemi (656 - 661) (Ayrıntılar)

Ali taraftarları, Hz. Ayşe’nin bu savaşta deve üzerinde savaşmasından dolayı “Cemel Vakası (Deve Olayı)” da denilen mücadeleyi kazandılar. Savaştan sonra Hz. Ayşe Medine’ye gönderilirken devlet merkezi de Medine’den Küfe’ye taşınmıştır.

Hz. Ali dönemi (656 - 661)

  • Bu sırada Hz. Osman Zamanı’nda Şam valisi olan Muaviye de Hz. Osman’ın kanını gerekçe göstererek Hz. Ali’ye biat etmemiştir. (Muaviye’nin kendini halife ilan etmesi ise Sıffin’den sonraki Hakem Olayı’nın ardından olmuştur.)
  • Hz. Ali ve Muaviye 657 yılında “Sıffin Savaşı”nda karşı karşıya geldiler. Savaşta Hz. Ali taraftarları üstünlük sağlamış, ancak savaş kesin bir sonuç alınmadan durmuştur.

Hz. Ali dönemi (656 - 661) (Ayrıntılar)

Sıffin Savaşı sırasında savaşı kaybedeceğini anlayan Muaviye taraftarları Muaviye’nin emriyle mızraklarına Kur’an-ı Kerim sayfalarını takarak bu sorunun savaşarak değil Kur’an-ı Kerim hükümlerine uyularak çözülmesi gerektiğini söyleyerek savaşı durdurmuşlardır.

Hz. Ali dönemi: iç karışıklıklar ve dönemin sonu

  • Hz. Osman'ın şehit edilmesinden sonra çıkan iç karışıklıklar nedeniyle Hz. Ali döneminde fetih hareketleri durdu.
  • Cemel Vakası (656), Müslümanlar arasında yapılan ilk iç savaştır; bu savaşta Talha ve Zübeyr hayatını kaybetti.
  • Muaviye, Hz. Osman'ın katillerinin kendisine teslim edilmesini şart koştu; bu yapılmadıkça Hz. Ali'ye biat etmeyeceğini bildirdi. Bu tavır Sıffin Savaşı'na (657) yol açtı.
  • Sıffin'den sonra yaşanan Hakem Olayı ile Müslümanlar Hz. Ali taraftarları, Muaviye taraftarları ve Hariciler olarak üçe ayrıldı. Hz. Ali 661'de bir Harici tarafından şehit edildi ve Dört Halife Dönemi sona erdi. Bu gelişmelerin ayrıntıları Emeviler dersinde işlenir.

Dönemin ilkleri tek tabloda

İlkDönem / olay
İlk askerî zafer ve ilk İslam savaş hukukuBedir Savaşı (624) – Hz. Muhammed
İlk kez cizye alınmasıHayber'in Fethi (628) – Hz. Muhammed
Doğu Roma ile ilk savaşMute Seferi (629) – Hz. Muhammed
Kur'an-ı Kerim'in kitap hâline getirilmesiHz. Ebubekir
İlk devlet hazinesi (Beytülmal), ilk düzenli ordu, hicri takvimHz. Ömer
Türklerle ilk komşulukAzerbaycan'ın fethi (643-644) – Hz. Ömer
İlk donanma ve ilk deniz zaferi (Zatü's-Savari)Hz. Osman
Hazar Türkleriyle ilk savaş, Kur'an-ı Kerim'in çoğaltılmasıHz. Osman
Müslümanlar arasındaki ilk iç savaş (Cemel Vakası)Hz. Ali
DikkatDİKKAT

Tarih ve kavram tuzakları

Hudeybiye Barışı'na göre Müslümanlar o yıl Kâbe'yi ziyaret etmeden dönecek, ertesi yıl gelip Kâbe'yi ziyaret edecekti. Bu ziyaret bir umredir (629); bazı kitaplarda 'ertesi yıl hac yapacaklar' diye geçer.

Hayber'in Fethi bazı kaynaklarda 629, Tebük Seferi bazı kaynaklarda 631 olarak verilir; hicri yıllar miladi yıllara çevrilirken bu tür kaymalar olur. Bu olayları sırasıyla da öğren: Hayber Hudeybiye'den sonra, Tebük Mekke'nin Fethi'nden sonradır.

Kur'an-ı Kerim'in kitap hâline getirilmesi Hz. Ebubekir, çoğaltılıp kentlere gönderilmesi Hz. Osman dönemindedir. Türklerle ilk komşuluk Hz. Ömer, Hazar Türkleriyle ilk savaş Hz. Osman dönemindedir.