İçeriğe atla
İki Savaş Arası ve II. Dünya Savaşı

İkinci Dünya Savaşı ve Türkiye

~9 dk okuma9 Pekiştirme SorusuDers Notu s. 161-1641939 – 1945

Ders Hedefleri

Bu dersin sonunda yapabileceklerin

  1. II. Dünya Savaşı'nın Mihver ve Müttefik bloklarını, Türkiye'nin savaş dışı kalmasını sağlayan aktif tarafsızlık ve denge diplomasisini kavramak.
  2. Savaş yıllarında Türkiye'de enflasyon ve karaborsaya karşı çıkarılan Millî Korunma Kanunu, Varlık Vergisi ve ekmek karnesi gibi sosyo-ekonomik tedbirleri analiz etmek.

Bölüm 1 / 5

II. Dünya Savaşı'nda Türkiye (1939 - 1945)

Dönemin Yöneticileri

Roosevelt, İnönü ve Churchill Kahire'de
Büyüt / İncele
Roosevelt, İsmet İnönü ve Churchill, II. Kahire Konferansı (Aralık 1943)Görsel: U.S. Army Signal Corps · Kamu malı · Wikimedia Commons
1234
Cumhurbaşkanı: İsmet İnönüBaşbakanlar: Refik Saydam, Şükrü SaracoğluDışişleri Bakanları: Şükrü Saracoğlu, Numan Menemencioğlu, Hasan SakaGenelkurmay Başkanları: Fevzi Çakmak, Kâzım Orbay

II. Dünya Savaşı'nda Türk Dış Politikası

  • 1939'da İngiltere ve Fransa ile karşılıklı yardım antlaşması imzalanmıştır.
  • İngiltere, Türkiye'nin kendi yanında savaşa katılması durumunda her türlü yardımı yapmaya hazır olduğunu belirtmiştir.
  • Yunanistan'ın Almanlar tarafından işgali ve Bulgaristan'ın Mihver Devletler safında savaşa girmesi savaşı, Türkiye sınırına kadar dayandırmıştır.

Türkiye'nin Denge Politikası ve Saldırmazlık Paktı

  • Bu gelişmelerden sonra Almanya, Türkiye ile İngiltere'nin yakınlaşmasını önlemeye çalışmıştır.
  • 18 Haziran 1941'de Almanya ile Türkiye arasında bir “Saldırmazlık Paktı” imzalanmıştır.
  • 22 Haziran'da Alman ordularının SSCB üzerine saldırıya geçmesiyle Türkiye üzerindeki baskı azalmıştır.
Önemli Not

Polonya Sendromu

Polonya Sendromu; II. Dünya Savaşı'nda Polonya'nın hem Rusya hem de Almanya tarafından işgal edilmesi ihtimaline karşı duyduğu endişe için yapılan tanımlamadır.

Türkiye de Almanların Türkiye sınırına 60 km yaklaşması üzerine bu sendromu yaşamıştır. Türkiye, Almanların II. Dünya Savaşı'nda Bulgaristan'a yerleşmesi üzerine Almanya ile saldırmazlık antlaşması imzalamıştır. Daha sonra Almanların SSCB'ye saldırmasıyla Türkiye "Polonya Sendromu"ndan kurtulmuştur.

Adana ve Kahire Görüşmeleri

  • Almanların Kasım 1942'den itibaren Stalingrad'da kuşatılıp yenilgiye sürüklenmesinden sonra Müttefiklerin Türkiye üzerindeki beklentilerinin artmasıyla İngiltere ve Türkiye 30 Ocak 1943'te Adana Konferansı'nda bir araya gelmiştir.
  • Yapılan görüşmelerde, Türkiye'nin savaşa katılmak için hazırlıksız olduğu ve özellikle SSCB'nin savaştan galip çıkması hâlinde duyduğu ciddi endişeler dile getirilmiştir.
  • Bunun üzerine İngiltere ve Türkiye Dışişleri bakanları 5 - 6 Kasım tarihlerinde Kahire'de bir araya gelmiştir.
  • Türkiye, Müttefiklerin Türkiye'nin savaşa girmesi konusundaki tekliflerini reddederek savaş dışı kalmayı sürdürmüştür.
  • Müttefiklerin isteği üzerine Türkiye'yi savaşa katılma konusunda ikna etmek isteyen Roosevelt ve Churchill, İnönü'yü Kahire'ye davet etmiştir.
  • 4 - 6 Aralık'ta gerçekleşen Kahire görüşmelerinde İnönü, Türkiye'nin ihtiyacı olan silah ve malzemenin sağlanması şartıyla savaşa katılmayı ilke olarak kabul etmiştir.
  • 1944 yılı başlarında Türk ve İngiliz askerî yetkililerinin Türkiye'nin ihtiyaçlarının tespiti konusundaki çalışmaları sonuca ulaşamamıştır.
Önemli Not

Müttefiklerin Türkiye ile Görüşmeleri

II. Dünya Savaşı sırasında Türkiye'nin savaşa girmesini isteyen Müttefik Devletler Moskova, I. ve II. Kahire, Tahran ve Adana görüşmelerinde kendi aralarında veya Türk heyetleri ile bir araya gelmişlerdir.

II. Dünya Savaşı'nın Türkiye'ye Etkileri

  • Türkiye 23 Şubat 1945'te savaş sonrası düzenin oluşturulacağı San Francisco Konferansı'na katılabilmek ve Yalta Konferansı kararları uyarınca Birleşmiş Milletler Teşkilatının asil üyeleri arasında yer alabilmek için Almanya'ya ve Japonya'ya savaş açmıştır.
  • Türkiye Batı sınırını korumak için Fransızların Maginot Hattı gibi "Çakmak Hattı"nı kurmuştur.
  • Bütçe ağırlıklı olarak savaşa ayrılmıştır.
  • Ülke genelinde seferberlik ilan edilerek savaşın sonuna kadar yaklaşık dört milyona yakın erkek askere alınmıştır. Bunun sonucunda nüfus artış hızı ve üretim azalmıştır.
  • Savaş yıllarında Türkiye'de izlenen ekonomik politika, büyümeyi ve gelişmeyi hızlandırmak amacından ziyade mal darlığını hafifletmek, fiyat artışlarını frenlemek, karaborsa ile mücadele etmek ve sosyal adaleti sağlamak gibi hedeflere yönelmiştir.

Savaş Dönemi Ekonomik Tedbirleri ve Yasaları

  • Yersiz fiyat yükselmelerine engel olmak amacıyla fiyatları yükseltilen maddelere “narh koyma” bu kararlardan bir tanesi olmuştur.
  • 18 Ocak 1940'ta çıkan ve 1942'de değişikliğe uğrayan “Millî Korunma Kanunu” alınan tedbirlerin dayanak noktası olmuştur. Bu kanun ile üretim, dağıtım ve tüketim ilişkileri tümüyle devlet kontrolü altına alınmıştır.
  • Millî Korunma Kanunu'nun 6. maddesine dayanarak Petrol Ofisi (1941) gibi bazı kurumlar oluşturulmuştur.
  • 1942'de büyük kentlerde karne uygulamasına geçilmiştir.
  • Ticaret Ofisi ve İaşe Müsteşarlığı gibi yeni kurumlar oluşturulmuştur.
  • Aşırı ve vergilendirilemeyen kazançlar ile yüksek enflasyon da dikkate alınarak Varlık Vergisi ve Toprak Mahsulleri Vergisi olmak üzere iki olağanüstü vergi uygulaması getirilmiştir.
  • Varlık Vergisi Kanunu, 11 Kasım 1942'de kabul edilmiştir.
  • Verginin amacı savaşı fırsata dönüştüren işletmelerin haksız kazançlarının önüne geçmekti. Fakat varlık vergisi uygulamada sermaye sahibi bazı gayrimüslim yurttaşların aleyhine birtakım sonuçlar doğurmuştur.
  • Yurt içinde ve yurt dışında tartışmalara yol açan vergi uygulaması 15 Mart 1944'te kaldırılmıştır.
  • Varlık vergisi alınmayan çiftçilerden de Haziran 1943'ten itibaren ayni olarak alınan Toprak Mahsulleri vergisi de 1946'da kaldırılmıştır.
  • Türkiye'de yaşanan ekonomik sıkıntılar sonucunda 1940 ve 1945 yıllarında nüfus artışında azalma görülmüştür.
  • “II. Beş Yıllık Sanayi Planı” ise uygulanamamıştır.

Kültür, Sanat ve Yaşanan Olaylar

  • Bu dönemde savaş şartlarına rağmen devlet harcamalarının bir kısmı eğitim ve kültüre ayrılmıştır.
  • Bir yandan ilkokul yapımına hız verilirken diğer taraftan 1940'ta çıkarılan bir kanunla köylülerin kendi yörelerinde ve pratik bilgilerle eğitilmesini öngören Köy Enstitüleri kurulmuştur.
  • Şiirde serbest nazımı savunan Orhan Veli Kanık, Oktay Rifat Horozcu, Melih Cevdet Anday'ın öncülüğünü yaptığı "Garip Akımı" bu dönemde ortaya çıkmıştır.
  • Peyami Safa, Ahmet Hamdi Tanpınar, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Behçet Necatigil ve Sait Faik Abasıyanık bu dönemin önemli şair ve yazarları arasındadır.
  • Ankara Radyosu deneme yayınlarından sonra 1943'te sürekli yayına geçmiştir. Bu dönemde halk müziği derleme çalışmalarının dinleyenlere sunulduğu “Yurttan Sesler” programları yapılmıştır.
  • Sadettin Kaynak başta olmak üzere bazı bestekârlar ise halk türküsü tarzında şarkılar bestelemişlerdir.
  • Safiye Ayla, Müzeyyen Senar, Hamiyet Yüceses, Perihan Altındağ Sözeri gibi dönemin önemli sanatçıları radyo programları ve taş plaklarla kendilerini halka tanıtmışlardır.
  • Albert Einstein'ın önerisi ile 40'a yakın bilim insanı Türkiye'ye getirilmiştir.
  • Atılay Faciası ve Refah Şilebi olayları yaşanmıştır.
  • 24 Şubat 1942'de Nazilerden kaçan Yahudileri Filistin'e götürmek üzere Romanya'dan yola çıkan Struma gemisi İstanbul açıklarında batırılmıştır.

Bölüm 2 / 5

Nuri Demirağ (1886 - 1957)

Nuri Demirağ'ın ürettiği Nu.D.36 eğitim uçağı
Büyüt / İncele
Nuri Demirağ'ın Nu.D.36 uçağıGörsel: neznámý (unknown) · Kamu malı · Wikimedia Commons
  • 1886 - 1957 yılları arasında yaşayan Nuri Demirağ iş insanı ve siyasetçidir.
  • 1922'de ilk Türk sigara kâğıdını (Türk Zaferi) üretmiştir.
  • Ankara'nın doğusuna ilk demir yolunu yapmıştır.
  • Bursa'da Sümerbankın Merinos fabrikasını kurmuştur.
  • İzmit'te selüloz fabrikasını kurmuştur.
  • Seri üretim olarak 1936'da ilk Türk uçağını (N.U.D) yapmıştır.
  • Karabük'te demir ve çelik fabrikasını kurmuştur.
  • İlk yerli paraşütü yapmıştır. Sivas'ta çimento fabrikası kurmuştur.
  • Çok partili rejimdeki ilk muhalefet partisi olan "Millî Kalkınma Partisi"ni kurmuştur.
  • Pilot yetiştirmek amacıyla İstanbul Yeşilköy'de "Gök Okulu"nu kurmuştur.
  • 1954'te Demokrat Partiden Sivas milletvekili olarak Büyük Millet Meclisine girmiştir.

Bölüm 3 / 5

Vecihi Hürkuş (1896 - 1969)

Vecihi Hürkuş kendi yaptığı K-VI uçağının içinde
Büyüt / İncele
Vecihi Hürkuş, Vecihi K-VI uçağında (1925)Görsel: Unknown author Unknown author · Kamu malı · Wikimedia Commons
  • 1896 - 1969 yılları arasında yaşayan Vecihi Hürkuş; askerî pilot, uçak imalatçısı ve uçak mühendisidir.
  • I. Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda "Astsubay Pilot" olarak görev almıştır.
  • 1932'de Türkiye'nin ilk sivil uçuş okulunu (Vecihi Sivil Uçak Okulu) İstanbul - Kadıköy'de açmıştır.
  • Tayyare ve Motor Türk Anonim Şirketinde (TOMTAŞ) şef pilot olarak görev yapmıştır.
  • K-6, V-14 ve V-15 adında uçaklar üretmiştir.
  • Türkiye'nin ilk özel hava yolu şirketi olan "Hürkuş Hava Yolları"nı kurmuştur.

Bölüm 4 / 5

Şakir Zümre (1885 - 1966)

  • 1885-1966 yılları arasında yaşayan Şakir Zümre; sanayici, iş insanı ve hukukçudur.
  • Kurtuluş Savaşı sırasında Türkiye'ye yurt dışından silah ve cephane gönderdiği için TBMM tarafından İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir.
  • Atatürk'ün onayı ile 1925'te Türkiye'nin savunma sanayisinin ilk özel sektör fabrikasını (Türk Sanayi Harbiye ve Madeniye Fabrikası) İstanbul Haliç'te kurmuştur.
  • Bu fabrikada ilk yerli uçak bombaları ve ilk Türk denizaltı su bombalarını üretmiştir.
  • 1937'de Yunanistan'da yapılan bir ihaleyi kazanarak Yunanistan'a 1.5 milyon liralık bomba ihracatı gerçekleştirmiştir.
  • II. Dünya Savaşı'nın ardından ülkeye gelen askerî yardımlar sonucunda fabrikası kapatılmıştır.

Bölüm 5 / 5

Nuri Killigil (1889 - 1949)

  • 1889-1949 yılları arasında yaşayan Nuri Killigil; Osmanlı ordusu komutanı ve Cumhuriyet döneminde tüccar, yatırımcı ve sanayicidir.
  • Enver Paşa'nın kardeşi olan Nuri Paşa, Kafkas İslam Ordusu adındaki orduya komutanlık yaparak Azerbaycan'ı Ermeni işgalinden kurtarmıştır. O yüzden kendisine “Bakü Fatihi” unvanı verilmiştir.
  • I. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'da yaşayan Nuri Paşa 1938'de Türkiye'ye geri dönmüştür ve burada bir şirket satın alıp fabrikasını kurmuştur. Bu fabrikada tabanca, matara, gaz maskesi ve mermi üretmeye başlamıştır.
  • 1946'da fabrikasını Sütlüce'ye taşımış ve bu fabrikada havan üretimine başlamıştır.
  • 2 Mart 1949'da Sütlüce'deki fabrikasında peş peşe üç patlama meydana gelmiştir. Bu patlamalarda Nuri Killigil'in de bulunduğu 27 kişi hayatını kaybetmiştir.